Blog 10 dk okuma

İlişkilerde Değersizlik Hissi

hasan

Partnerinizin Yanında Kendinizi Ne Kadar Görülmüş Hissediyorsunuz?

“Beni gerçekten önemsiyor mu?”

“Ne söylesem anlamıyor.”

“Duygularımı anlattığımda abarttığımı söylüyor.”

“Onun yanında kendimi yeterince değerli hissetmiyorum.”

Bir ilişkide zaman zaman bu düşüncelerden birine sahip olmak mümkün. Ancak bu düşünceler sıklaştığında ve kişi partnerinin yanında sürekli olarak önemsiz, yetersiz veya değersiz hissetmeye başladığında, ilişkinin nasıl kurulduğuna ve iletişim biçimine bakmak önem kazanabilir.

Sağlıklı bir partner ilişkisinde eşlerin birbirine sunabileceği en önemli deneyimlerden biri duygusal olarak görülmektir. Görülmek; her söylediğimizin kabul edilmesi, her düşüncemizin doğru bulunması veya partnerimizin bizimle aynı fikirde olması anlamına gelmez. Daha çok, yaşadığımız duygu ve deneyimlerin karşı taraf tarafından fark edilmesi, dinlenmesi ve önemsenmesi anlamına gelir.

Aile içi iletişim üzerine yapılan çalışmalarda da etkili iletişim için dinleme, kendini açma, kendini ifade etme ve empatik dinleme becerilerinin önemli olduğu; kişinin dinlenmesinin ise ona saygı gösterildiği mesajını verdiği belirtilmektedir.
Peki ilişkide değersizlik hissi nasıl ortaya çıkar? Partnerimizin sözleri ve davranışları bu hissi nasıl etkiler? Ve kendimizi değersiz hissettiğimizde ne yapabiliriz?

İlişkide Değersizlik Hissi Nedir?

Değersizlik hissi, kişinin kendisini yeterince önemli, yeterli veya değerli görmemesiyle ilişkili bir deneyimdir.

Partner ilişkilerinde bu his bazen doğrudan bir davranıştan değil, ilişki içerisinde kişinin kendisine nasıl bir yer verildiğini algılamasından ortaya çıkabilir.

Örneğin kişi partneri tarafından sürekli eleştirildiğini, söylediklerinin önemsenmediğini veya duygularının küçümsendiğini düşündüğünde:

“Demek ki benim hissettiklerim önemli değil.”

şeklinde bir anlam çıkarabilir.

Burada yalnızca söylenen söz değil, kişinin o sözden çıkardığı anlam da önemlidir.

“Beni Görmüyor” Hissi Değersizlik Duygusunu Nasıl Besler?

Bir ilişkide görülmek, yalnızca partnerimizin bizi fiziksel olarak fark etmesi değildir. Duygusal olarak görülmek, kişinin yaşadığı deneyimin karşı taraf tarafından fark edilmesi ve önemsenmesiyle ilgilidir.

Örneğin partneriniz:

“Bugün kendimi çok yalnız hissettim.”

dediğinde ona:

“Ama bütün gün birlikteydik.”

demek, kişinin söylediği duyguyu mantıksal olarak çürütmeye çalışır.

Oysa burada tartışılması gereken şey kişinin gerçekten yalnız olup olmadığı değildir.

Kişi yalnız hissettiğini söylemektedir.

Bu nedenle:

“Bütün gün birlikteydik.”

yerine:

“Bugün yanımda olmama rağmen kendini yalnız hissetmişsin.”

demek, partnerin duygusal deneyimine alan açar.

Çünkü bir duyguyu anlamaya çalışmak, o duygunun ortaya çıkmasına neden olan düşünce veya olayla aynı fikirde olmayı gerektirmez.

Düşünce Tartışılabilir, Duygu Anlaşılmaya İhtiyaç Duyar

Partner ilişkilerinde önemli ayrımlardan biri düşünce ile duyguyu birbirinden ayırabilmektir.

Düşünceler tartışılabilir.

Bir düşünceyi değerlendirebilir, farklı açılardan ele alabilir ve düşüncenin dayandığı noktaları konuşabiliriz.

Duygular ise kişinin o andaki deneyimidir.

Bir kişinin üzgün, yalnız, kaygılı veya değersiz hissetmesinin “mantıklı” olup olmadığını tartışmak, yaşadığı duyguyu ortadan kaldırmaz.

Örneğin:

“Sen beni önemsemiyorsun.”

bir düşünce veya yorum olabilir. Bunun üzerine konuşulabilir.

Ancak:

“Beni önemsemediğini düşündüğümde kendimi değersiz hissediyorum.”

dediğinde kişi kendi içsel deneyimini anlatmaktadır.

Bu noktada:

“Seni önemsiyorum, o yüzden değersiz hissetmen saçma.”

demek yerine:

“Sana kendini değersiz hissettiren ne yaptığımı merak ediyorum.”

demek, konuşmayı savunmadan anlamaya doğru taşıyabilir.

Duyguların Küçümsenmesi Değersizlik Hissini Artırabilir mi?

Bir kişinin duygularının sürekli olarak küçümsenmesi, ilişkinin içerisinde kendisini yeterince önemli hissetmemesine katkıda bulunabilir.

“Abartıyorsun.”

“Bunda üzülecek ne var?”

“Çok hassassın.”

“Her şeyi sorun haline getiriyorsun.”

“Böyle hissetmen mantıksız.”

gibi ifadeler çoğu zaman kişinin duygusunu değiştirmek amacıyla söylenebilir. Ancak karşı tarafa verilen mesaj farklı olabilir:

“Benim hissettiklerim önemli değil.”

Aile içi iletişim alanındaki çalışmalarda yargılama, eleştirme, suçlama, alay etme ve sürekli çözüm veya öneri getirme gibi tutumların iletişimi engelleyebileceği belirtilmektedir. Bu tür iletişim engellerinin kişiye duygularının ve isteklerinin önemsenmediği mesajını verebileceği ifade edilmektedir.

Dolayısıyla ilişkide değersizlik hissi yalnızca açıkça söylenen “Sen değersizsin.” gibi ifadelerle ortaya çıkmaz.

Bazen kişinin duygularının tekrar tekrar yok sayılması da benzer bir deneyim yaratabilir.

Partnerinizin Sizi Değerli Hissettirmesi Ne Demektir?

Partnerinizin sizi değerli hissettirmesi, sürekli övgü almanız veya her konuda onaylanmanız anlamına gelmez.

Değer görmek daha çok:

  • Dinlenmek,
  • Duygularının önemsenmesi,
  • Düşüncelerini ifade edebilmek,
  • Yargılanmadan konuşabilmek,
  • İhtiyaçlarını dile getirebilmek,
  • Partnerinin seni anlamaya çalıştığını hissetmek

gibi deneyimlerle ilişkili olabilir.

Etkili dinleme içerisinde kişinin karşısındaki insanın duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışması ve duyarlı bir yaklaşım göstermesi önemlidir. Ayrıca kişinin konuşmasının tamamını yargılamadan dinlemek, anlaşmazlıkların azalmasına yardımcı olabilir.

Bu nedenle bazen partnerimize verebileceğimiz en önemli mesajlardan biri:

“Seni duyuyorum.”

olabilir.

Partneriniz Bir Duygusunu Paylaştığında Ne Yapabilirsiniz?

Partneriniz size kendisini değersiz, üzgün, yalnız veya kırgın hissettiğini söylediğinde hemen savunmaya geçmek yerine önce onun deneyimini anlamaya çalışabilirsiniz.

  1. Hemen Kendinizi Savunmayın

“Ben öyle bir şey yapmadım.” demeden önce partnerinizin ne anlatmaya çalıştığını dinleyin.

  1. Duyguyu Düzeltmeye Çalışmayın

“Böyle hissetmemen gerekiyor.” demek yerine:

“Böyle hissettiğini bilmiyordum.”

diyebilirsiniz.

  1. Merak Edin

“Bunu sana hissettiren ne oldu?”

“Benim hangi davranışım sende böyle bir his oluşturdu?”

gibi sorular partnerinizin deneyimini anlamanıza yardımcı olabilir.

  1. Önce Anlayın, Sonra Çözüm Arayın

Partnerinizin ihtiyacı her zaman bir çözüm olmayabilir. Bazen yalnızca dinlenmek ve anlaşılmak isteyebilir.

“Benden şu anda çözüm mü bekliyorsun, yoksa sadece seni dinlememi mi istiyorsun?”

sorusu bu ayrımı yapmanıza yardımcı olabilir.

Partnerimin Duygusunu Kabul Edersem Ona Katılmış Olur muyum?

Hayır.

Partnerinizin:

“Kendimi değersiz hissediyorum.”

demesi, sizin:

“Evet, gerçekten değersizsin.”

demek zorunda olduğunuz anlamına gelmez.

Duyguyu kabul etmek ile düşünceye katılmak birbirinden farklıdır.

Şöyle düşünebilirsiniz:

Duygu: “Kendimi değersiz hissediyorum.”

Düşünce: “Çünkü partnerim beni önemsemiyor.”

Duyguyu kabul edebilir ve düşünceyi daha sonra birlikte değerlendirebilirsiniz.

Örneğin:

“Kendini değersiz hissettiğini anlıyorum. Seni böyle hissettiren şeyleri birlikte konuşabiliriz.”

demek hem duyguyu reddetmez hem de olayın farklı yönlerinin konuşulmasına alan açar.

İlişkide Değersizlik Hissi Yaşıyorsanız Kendinize Ne Sorabilirsiniz?

Bazen “Değersizim.” düşüncesine doğrudan inanmak yerine bu hissin ilişkinin hangi noktasında ortaya çıktığını anlamaya çalışmak faydalı olabilir.

Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

  • Partnerimin hangi davranışları bende değersizlik hissi oluşturuyor?
  • Duygularımı partnerime açıkça ifade edebiliyor muyum?
  • Konuştuğumda gerçekten dinlendiğimi hissediyor muyum?
  • Partnerim duygularımı küçümsüyor mu?
  • Ben partnerimin duygularını nasıl karşılıyorum?
  • İlişkide kendimi olduğum gibi ifade edebiliyor muyum?
  • Değersizlik hissim belirli durumlarda mı ortaya çıkıyor?
  • Aynı iletişim döngüsü tekrar tekrar yaşanıyor mu?

Bu soruların amacı kendinizi veya partnerinizi suçlamak değil, ilişkinizde tekrar eden iletişim biçimlerini fark etmektir.

İlişkide Değer Görmek İçin Neler Yapılabilir?

Sağlıklı iletişim yalnızca partnerimizden beklediğimiz bir şey değildir. İlişkinin iki tarafının da iletişim biçimine katkısı vardır.

İlişkide daha sağlıklı bir iletişim kurmak için:

  • Partneriniz konuşurken gerçekten dinlemeye çalışın.
  • Duygularını küçümsemeyin.
  • Duygu ile düşünceyi birbirinden ayırın.
  • Partnerinizin duygusuna katılmasanız bile onu anlamaya çalışın.
  • “Sen hep böylesin.” gibi genelleyici ifadelerden kaçının.
  • Suçlamak yerine kendi duygu ve ihtiyaçlarınızı ifade edin.
  • Hemen çözüm üretmek yerine önce partnerinizin neye ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışın.
  • Kendi duygularınızı da açıkça ifade edin.
  • Tekrarlayan iletişim sorunlarını fark etmeye çalışın.

Etkili iletişimde dinleme, empati ve kişinin kendisini açık biçimde ifade edebilmesi önemli beceriler olarak ele alınmaktadır.

Ne Zaman Profesyonel Yardım Almalıyız?

Her ilişkide zaman zaman kırgınlık, anlaşmazlık veya değersizlik hissi yaşanabilir. Ancak bu his sürekli hale geldiğinde, partnerler birbirlerinin duygularını anlamakta zorlandığında veya aynı iletişim sorunları tekrar tekrar yaşandığında profesyonel destek düşünülebilir.

Özellikle:

  • Sürekli değersiz veya önemsiz hissediyorsanız,
  • Duygularınızı partnerinize anlatmakta zorlanıyorsanız,
  • Partneriniz duygularınızı sürekli küçümsüyorsa,
  • Konuşmalarınız sürekli suçlama ve savunmaya dönüşüyorsa,
  • Aynı sorunlar tekrar tekrar yaşanıyor ancak çözülemiyorsa,
  • İlişkide kendinizi ifade etmekten kaçınmaya başladıysanız,

bir uzmandan destek almak değerlendirilebilir.

Profesyonel yardım almak, ilişkinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Bazen terapi, çiftlerin birbirlerini suçlamak yerine ilişkide ortaya çıkan iletişim örüntülerini fark etmelerine ve birbirlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olabilir.

Sonuç

İlişkide değersizlik hissi her zaman açık bir reddedilme veya doğrudan söylenen incitici bir sözle ortaya çıkmaz.

Bazen kişi konuştuğunda dinlenmediğinde, duyguları küçümsendiğinde veya yaşadığı deneyim sürekli olarak mantıksal açıklamalarla geçersiz kılındığında da kendisini giderek daha önemsiz hissedebilir.

Sağlıklı bir partner ilişkisi, iki kişinin her konuda aynı düşünmesi üzerine kurulmaz.

Asıl önemli olan, farklı düşündüğümüzde bile birbirimizin duygularına alan açabilmektir.

Partneriniz:

“Kendimi değersiz hissediyorum.”

dediğinde ona değerini kanıtlamaya çalışmadan önce onu dinlemeyi deneyin.

Çünkü bazen karşımızdaki insanın ihtiyacı:

“Hayır, öyle değilsin.”

cümlesini duymak değil,

“Böyle hissettiğini duyuyorum. Seni anlamak istiyorum.”

mesajını almaktır.

İlişkide değer görmek, her zaman haklı bulunmak değildir.

Değer görmek; duygularınızın, düşüncelerinizin ve deneyimlerinizin ilişki içerisinde bir karşılığının olduğunu hissetmektir.