Kariyer Kararı Bir Günde Verilmez
Blog 8 dk okuma

Kariyer Kararı Bir Günde Verilmez

hasan

Lise yıllarında öğrencilerin en sık duyduğu sorulardan biri şudur:

“Ne olmak istiyorsun?”

Bu soru çoğu zaman iyi niyetle sorulur. Ancak birçok öğrenci için cevaplaması kolay değildir. Çünkü kariyer kararı, yalnızca bir meslek adı söylemekten ibaret değildir. Öğrencinin kendini tanıması, meslekler hakkında bilgi edinmesi, hedeflerini netleştirmesi, plan yapması ve karşılaştığı belirsizlikleri yönetebilmesi gerekir.

Bu yüzden kariyer kararı, sadece tercih döneminde verilen ani bir karar değildir. Yıl boyunca gelişen bir karar verme becerisidir. Özellikle lise öğrencileri için kariyer kararsızlığı oldukça anlaşılır bir durumdur. Çünkü bu dönemde öğrenci hem akademik performansını yönetmeye çalışır hem de geleceğiyle ilgili önemli sorularla karşı karşıya kalır:

Hangi alana daha yatkınım?

Hangi meslek bana uygun?

Sayısal mı, eşit ağırlık mı, sözel mi?

İyi olduğum alanla sevdiğim alan aynı mı?

Ailem benden ne bekliyor?

Ben gerçekten ne istiyorum?

Yanlış karar verirsem ne olur?

Bu soruların hepsi kariyer karar verme sürecinin doğal parçalarıdır. Ancak bazı öğrencilerde bu süreç uzar, karmaşıklaşır ve karar vermeyi zorlaştırır. Öğrenci seçenekler arasında sıkışabilir, sürekli fikir değiştirebilir, kararını erteleyebilir ya da verdiği karardan emin olamayabilir.

Bu noktada önemli bir soru ortaya çıkar:

Verdiğin kararlara ne kadar güveniyorsun?

Kariyer danışmanlığı alanında bu soruyla ilişkili temel kavramlardan biri **kariyer karar verme öz yeterliği**dir. Kariyer karar verme öz yeterliği, öğrencinin kariyer seçimiyle ilgili görevleri yerine getirebileceğine dair kendine duyduğu güvendir. Yani öğrenci sadece “ne seçeceğini” değil, karar sürecini yönetip yönetemeyeceğini de değerlendirir.

Choi ve arkadaşlarının “Understanding Career Decision Self-Efficacy: A Meta-Analytic Approach” adlı meta-analiz çalışması, kariyer karar verme öz yeterliğinin özsaygı, mesleki kimlik, akran desteği, mesleki sonuç beklentisi ve kariyer kararsızlığı gibi değişkenlerle anlamlı ilişkiler gösterdiğini ortaya koymaktadır. Çalışmada özellikle kariyer kararsızlığı ile kariyer karar verme öz yeterliği arasında güçlü ve ters yönlü bir ilişki bulunduğu belirtilmektedir. Yani öğrencinin kariyer kararı verme konusundaki güveni azaldıkça, kariyer kararsızlığı artma eğilimindedir.

Bu bulgu lise öğrencileri için çok önemlidir. Çünkü kariyer kararsızlığı her zaman bilgi eksikliğinden kaynaklanmaz. Bazen öğrenci birçok seçeneği bilir ama kendine güvenmez. Bazen alanları araştırır ama hangisinin kendisine uygun olduğunu değerlendiremez. Bazen bir hedef belirler ama o hedefe nasıl ulaşacağını planlayamaz. Bazen de karar sürecinde bir engelle karşılaştığında tamamen geri çekilir.

Bu nedenle kariyer kararsızlığı yaşayan bir öğrenciye sadece “bir hedef belirle” demek yeterli değildir. Öğrencinin karar verme öz yeterliğini geliştirmek gerekir.

Kariyer karar verme öz yeterliği beş temel boyutta ele alınır:  Bunlar öz değerlendirme, mesleki bilgi, hedef seçimi, planlama ve problem çözme.

Öz değerlendirme, öğrencinin kendini tanımasıyla ilgilidir. Öğrencinin ilgi alanlarını, güçlü yönlerini, değerlerini, kişilik özelliklerini, öğrenme biçimini ve yaşamdan beklentilerini fark etmesi gerekir. Kendini tanımayan öğrenci, seçenekler çoğaldıkça daha sağlıklı karar vermez; çoğu zaman daha fazla kararsız kalır.

Mesleki bilgi, öğrencinin meslekler, bölümler, çalışma alanları ve gelecek olasılıkları hakkında gerçekçi bilgi edinmesidir. Ancak burada önemli olan sadece internette bölüm araştırmak değildir. Öğrencinin bilgiyle kendisi arasında bağlantı kurabilmesi gerekir. “Bu bölüm popüler mi?” sorusu kadar “Bu alan benim özelliklerimle ne kadar uyumlu?” sorusu da önemlidir.

Hedef seçimi, öğrencinin seçenekler arasından kendisi için anlamlı bir yön belirleyebilmesidir. Lise yıllarında hedefler değişebilir; bu normaldir. Ancak sürekli değişen, hiçbir veriyle desteklenmeyen ve öğrencinin kendini tanımasına dayanmayan hedefler karar sürecini zorlaştırır. Sağlıklı hedef seçimi, öğrencinin hem kendini hem seçeneklerini daha bilinçli değerlendirmesiyle gelişir.

Planlama, belirlenen hedefe ulaşmak için yol haritası oluşturmadır. Bir öğrencinin “psikoloji istiyorum”, “mühendislik düşünüyorum” ya da “sağlık alanına yakınım” demesi tek başına yeterli değildir. Bu hedef için hangi akademik performans gerekir? Hangi derslerde güçlenmesi gerekir? Hangi sınav stratejileri izlenmelidir? Hangi alternatifler masada tutulmalıdır? Hedef, plana dönüşmediğinde çoğu zaman sadece temenni olarak kalır.

Problem çözme ise kariyer karar sürecinde ortaya çıkan engellerle baş edebilme becerisidir. Öğrenci istediği sonucu alamazsa ne yapacak? Aile beklentisiyle kendi ilgisi çatışırsa bunu nasıl ele alacak? Notları hedeflediği alan için yeterli değilse nasıl bir strateji geliştirecek? Farklı seçenekler arasında kaldığında nasıl karar verecek? Kariyer süreci her zaman düz ilerlemez. Bu nedenle problem çözme becerisi, karar verme sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu beş boyut bize şunu gösterir: Kariyer kararı, tercih döneminde liste yapmaktan çok daha geniş bir süreçtir.

Tercih dönemi elbette önemlidir. Ancak tercih dönemi, yıl boyunca yürütülmeyen bir kariyer farkındalığının tek başına telafi edileceği bir dönem değildir. Öğrenci kendini hiç değerlendirmemişse, meslekleri gerçekçi biçimde tanımamışsa, hedeflerini sınamamışsa ve seçenekleri üzerine düşünmemişse, tercih dönemi geldiğinde karar baskısı artar. Bu yüzden kariyer çalışmaları yalnızca son sınıfta ya da tercih haftasında başlamamalıdır. Özellikle lise döneminde kariyer karar verme becerileri yıl boyunca desteklenmelidir.

Akademik danışmanlık bu noktada yalnızca ders çalışma planı yapmak değildir. Öğrencinin akademik performansı ile kariyer yönelimini birlikte ele almayı gerektirir. Çünkü öğrencinin ders çalışma motivasyonu, hedef duygusu ve gelecek tasarımı birbirinden bağımsız değildir.

Bir öğrenci neden çalıştığını bilmiyorsa, çalışmayı sürdürmekte zorlanabilir.

Hedefi yoksa, akademik emeğini anlamlandırmakta zorlanabilir.

Kendini tanımıyorsa, başkalarının beklentileriyle kendi isteklerini karıştırabilir.

Karar verme becerisi gelişmemişse, seçenekler çoğaldıkça daha fazla sıkışabilir.

Bu nedenle lise öğrencileriyle yapılan kariyer çalışmaları; sadece “hangi meslek sana uygun?” sorusuna indirgenmemelidir. Daha temel sorular sorulmalıdır:

Kendini ne kadar tanıyorsun?

Güçlü yönlerini fark ediyor musun?

Hangi alanlarda zorlanıyorsun?

Hangi dersler senin için sadece puan değil, anlam da taşıyor?

Meslekleri gerçekçi biçimde araştırıyor musun?

Hedeflerini plana dönüştürebiliyor musun?

Karar verirken zorlandığında nasıl ilerliyorsun?

Ve en önemlisi: **Verdiğin kararlara güveniyor musun?**

Kariyer kararsızlığı yaşayan öğrenciler için en önemli müdahale alanlarından biri, kariyer karar verme öz yeterliğini güçlendirmektir. Çünkü öğrenci karar verme sürecini yönetebileceğine inandığında, belirsizlikle daha sağlıklı baş eder. Seçenekleri daha gerçekçi değerlendirir. Başkalarının yönlendirmelerini tamamen reddetmeden ama kendi merkezini de kaybetmeden karar verebilir.

Bu, öğrencinin hiç kararsızlık yaşamayacağı anlamına gelmez. Kararsızlık, gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Özellikle lise yıllarında öğrencinin fikir değiştirmesi, yeni alanlara ilgi duyması, bazı seçenekleri denemesi ve bazılarını elemesi beklenen bir durumdur.

Sorun kararsızlık yaşamak değildir.

Sorun, kararsızlığın öğrenciyi hareketsiz bırakmasıdır.

Bu nedenle kariyer karar verme süreci yıl boyunca küçük adımlarla desteklenmelidir. Öğrenci kendini tanımalı, meslekleri araştırmalı, hedeflerini gözden geçirmeli, akademik performansıyla gelecek planı arasındaki ilişkiyi kurmalı ve karar verme becerisini geliştirmelidir.

Sonuç olarak lise döneminde kariyer kararı bir anda verilmez. Öğrenci bu karara zaman içinde hazırlanır. Kendini tanıdıkça, seçenekleri öğrendikçe, hedeflerini netleştirdikçe ve problem çözme becerisi geliştikçe karar verme güveni artar.

Kariyer kararı sadece “hangi bölümü seçeceğim?” sorusu değildir.

Daha temel soru şudur:

**Ben kendi geleceğimle ilgili karar verme sürecini yönetebiliyor muyum?**

Çünkü sağlıklı kariyer gelişimi, sadece doğru tercihi yapmakla değil; öğrencinin kendini tanıması, kararına güvenmesi ve bu kararı sürdürebilecek bir yol haritası oluşturmasıyla mümkündür.

 

Uzman Psikolojik Danışman & Kariyer Danışmanı

Hüseyin Dikmen